Dr. Ahmet Sait Dilbirliği

“Şefkatli Hasta”

Hekimlik, halkla iç içe bir meslek. Toplumun her kesiminden, her yaştan insanla konuşup anlaşabilmek, derdini anlayıp tedavi edebilmek güçlü bir iletişim gerektiriyor. Her muayene, bana bir kelime öğretiyor. Bazen söylenmesi gerekeni, bazen söylenmemesi gerekeni… Bazen çocuklardan, bazen annelerden…

Konuşmasını bilmeyen o minik bebekler, bazen hastanede olduğumu unutturuyor bana. Muayene ederken kucağıma alıyorum, sevmeye başlıyorum. Şaka yapıyorum, balon veriyorum ona. Ben de eğleniyorum onunla beraber. Dışarıdan bakan biri, hasta muayene ettiğimi sanıyor.

Bazen o 3 yaşındaki yaramaz çocuklar, beklenmedik şekilde uslu uslu beni dinliyorlar. Gözlerini açıp öylece bana bakıyorlar. Sanki ben ona değil, o bana tedavi uyguluyor. Üzülüyor bizim için, “Ne çok derdiniz var” diyor gözleriyle. “Ne çok elinizdekilerin kıymetini bilmiyorsunuz. Bak, benim annem her şeyimi yapıyor. Onu çok seviyorum ben,” diye anlatıyor şefkatle bakarak. Kırpmadan…

Evet, bazen çocuklardan da hastalardan da öğreniyoruz. Sadece kitap okuyarak değil… Bize hayatı hatırlatıyorlar. Koşturma içinde sakince durup bakmayı. Sahip olduklarımıza şükretmeyi. Körelen duygularımızı yeniden gün yüzüne çıkarmayı… İnsanlığımızı…

İnsanlığın öldüğü şu günlerde…

Scroll to Top